Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Akademik Kurul Raporu
Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Sisteminde Yeni Model Önerileri
Bu raporda Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme grubunda tartışılan ve önerilen modeller özetlenmiştir. Çalışma grubunda, her model ve öneriye karşı görüşler de sunulmuştur. Şu aşamada üzerinde kesin olarak hem fikir olunan bir model bulunmamakla birlikte, önerilen modellerin temel özellikleri aşağıdaki gibidir. CHP, bir modeli benimsemeye veya birden fazla modelin entegre edilmesine karar verdiği takdirde o modelin yapılandırılması için çalışma yapılacaktır.
Rapora Katkı Verenler (Alfabetik Sıra):
MEB Emekli Daire Başkanı Ali Çakıroğlu
Prof. Dr. Alim Kaya
Prof. Dr. Ayfer Kocabaş
Prof. Dr. Devrim Akgündüz
Prof. Dr. Dilek Gözütok
Prof. Dr. İlke Evin Gencel
Prof. Dr. İsa Eşme
Prof. Dr. Kemal Kocabaş
Prof. Dr. Mustafa Özcan
Ne-Der Y. Kurulu Başkanı Mustafa Özdemir
MODEL 2: ÖĞRETMEN ÜNİVERSİTELERİ MODELİ
Mustafa Özdemir (2021). Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Çalışma Raporu. Nitelikli Eğitim Üretken Öğretmenler Derneği (NEDER).
1. Modelin Temel Nitelikleri
Bu model, öğretmenlik mesleğinin yüksek nitelikli insan kaynağıyla desteklenebilmesi amacıyla, yalnızca bu misyona odaklanmış ayrı bir yükseköğretim kurumu olan öğretmen üniversitelerinin kurulmasını önermektedir. Öğretmen üniversiteleri, eğitim fakültelerinin diğer işlevlerden arındırılmış hâli olarak değil, bütün akademik, yönetsel ve kültürel yapısı öğretmen yetiştirmeye özgülenmiş, ihtisaslaşmış ve kurumsal kimliği olan kurumlar olarak planlanmaktadır. Model, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yapılandırılacak öğretmen üniversiteleriyle öğretmen yetiştirme sisteminin standartlarını yükseltmeyi hedeflemektedir.
2. Gerekçe
Türkiye’deki öğretmen yetiştirme sistemi çok sayıda farklı kurumda, farklı altyapı, akademik kadro ve uygulama kapasitesiyle yürütülmekte; bu durum sistemde nitelik, eşgüdüm ve bütünlük sorunlarına yol açmaktadır. Eğitim fakültelerinin çoğu yeterli bütçe, donanım, akademik kadro ve uygulama okulundan yoksundur. Öğretmenlik gibi yüksek sorumluluk isteyen bir meslek için sadece bu alana özgülenmiş, güçlü akademik kadrolarla desteklenen, uygulama odaklı ve bütünsel kurumsal yapılara ihtiyaç duyulmaktadır. Öğretmen üniversitelerinin bu ihtiyaca doğrudan karşılık vereceği öngörülmektedir.
3. Temel Bileşenler
Kurumsal Yapı:
Öğretmen üniversiteleri yalnızca öğretmen yetiştirme amacına yönelik olarak kurulacaktır.
Eğitim, yönetim, fiziki altyapı ve kültürel yapı gibi tüm unsurlar öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği niteliklere göre oluşturulacaktır.
Uygulama Okulları:
Öğretmen üniversitelerine bağlı uygulama okulları kurulacaktır.
Bu uygulama okulları aracılığıyla aday öğretmenlerin farklı sınıf düzeylerinde ve farklı sosyo-kültürel ortamlarda uygulama yapmaları sağlanacaktır.
Uygulama okulları, eğitimin kuramsal yönü ile saha deneyimi arasında köprü kuran temel bileşenlerden biri olarak değerlendirilmektedir.
Akademik Kadro:
Öğretmen üniversitelerinde görev yapacak öğretim üyelerinin öğretmen yetiştirme alanında uzmanlaşmış, saha deneyimi olan ve öğretmen eğitimiyle doğrudan ilgilenmiş kişilerden oluşması sağlanacaktır.
Akademik yükseltmelerde öğretmen yetiştirmeye katkı temel ölçütlerden biri olarak değerlendirilecektir.
Yönetişim:
Öğretmen üniversiteleri, katılımcı ve hesap verebilir bir yönetişim yapısıyla yönetilmelidir.
Akademik kurulların yanı sıra uygulama sürecini izleyen, öğretmen gelişimini değerlendiren mekanizmaların oluşturulması önerilmektedir.
4. Uygulama Süreci
Modelin uygulanabilmesi için ilk aşamada, öğretmen yetiştirme alanında güçlü akademik kadroya ve kurumsal geçmişe sahip bazı eğitim fakülteleri öğretmen üniversitelerine dönüştürülmelidir. Bu üniversiteler, uygulama okullarıyla birlikte kampüs bütünlüğü içinde yapılandırılmalı; öğretmen adayları, bu okullarda sahaya dayalı, uzun süreli uygulama deneyimi kazanmalıdır. Türkiye’nin farklı bölgelerinde bu modele uygun yeni üniversiteler de kademeli olarak hayata geçirilmelidir. MEB ile koordineli biçimde çalışacak bu üniversiteler, öğretmen istihdam planlaması, mesleki gelişim ve hizmet içi eğitim süreçlerinde de etkin rol üstlenmelidir.